Nasıl Oldu Da Başarısız Olduk?

2 Mart 2021 Salı 306 0 yorum

Sürekli falan makam, filan meslek grubu diyerek şikayetler ediyoruz. Bu şikayetlerin haklılık payları da hepimizin bildiği gibi oldukça yüksek.
 
Evet, işlerinin ehli ya da ehli olmayan bir çok kişi bir yerleri meşgul ediyor, hizmet götürmek zorunda oldukları vatandaşları üzüyor, kırıyor, hatta bazen nasıl bir cüretse hırpalıyorlar bile.
 
Bana da dostlarım soruyorlar ‘ne yapacağız hocam bu durumu?
 
Aynı acıyı paylaştığımı, aynı soruyu benim de sorduğumu’ ifade ediyorum, içim sızlayarak, kalbim burkularak.
Öyle ya, ‘ben de bir öğretmenim’...
 
İyi insan yetiştirmek konusunda sınıfta kaldığımız ortada.
 
Bilmem kaç nesildir benzer serzenişlerle sancılanan bir azınlık ‘yangın var’ diye çığlık çığlığa dolanıyor, saçlarını başlarını yolarak.
 
İyi insan yetiştiremeyince de ‘neredeyse sadece akademik başarıları için üzerlerine titrediğimiz iddia ettiğimiz’ nesilleri, meslek sahibi yapmaktan öteye gidemiyoruz.
 
Falanca meslek, filanca meslek...
Filan ünvan, falan ünvan...
 
Diplomalar ve payeler havada uçuşuyor.
‘Gururlu’ anne babalar,
‘Gözleri parlayan’ eğitim kurumu sahipleri
 
Ve o kurumlardan ekmeğini kazanma çabasında, maaşlarını aldıkları sürece körleşmiş, sağırlaşmış ve dilsizleşmiş öğretmenler...
 
Hani sözler var ya, işimize gelince söylediğimiz: ‘hepimiz şapkalarımızı çıkarıp önümüze koyalım’ ya da ‘elimizi vicdanımıza koyup bir daha değerlendirelim’; evet buyrun bu iki sözden hangisi hoşunuza gidiyorsa onu yapalım...
 
İyi insan yetiştirebildiğimizde, iyi meslek erbapları da doğal bir sonuç olacak.
Örneğin iyi bir insandan iyi bir de öğretmen olacak. Sorumluluk sahibi, alanında donanımlı ve sürekli güncellenen, sevgi saygı dolu, Vatan sevgisi ve birlik şuuruyla çalışan bir öğretmen...
Veya iyi bir insandan iyi bir hakim, savcı ya da avukat olacak. Adaletli, vicdanlı, basiret ve nezaket sahibi...
İyi bir insandan iyi bir ‘her şey’ olacak. İyi anne baba, iyi komşu, iyi fırıncı, iyi vatandaş...
 
En temel ihtiyaç olan ‘iyi insan’ olmayınca, ne kadar okurlarsa okusunlar, hangi makamları meşgul ederlerse etsinler, ‘ünvanları ile cüsse elde etmiş’ asalak varlıklar olarak her yerde ve hepimizin karşısına çıkacaklar, çıkıyorlar...
 
Neden mi ‘iyi insan?’
 
Çünkü, iyi insan dedikodu etmeyecek;
Çünkü, iyi insan nezaket, üslup ve vicdan sahibi olarak yaşayacak;
Çünkü, iyi insan paylaşımcı olacak, cömert, mütevazı ve saygılı olacak;
Çünkü, iyi insan kendisine onu bunu çekiştiren insanlara kredi ve şans vermeyecek; aklı selim davranacak, adil olacak;
Çünkü, iyi insan dürüst ve cesur olacak;
Çünkü, iyi insan çalışacak, üretecek, katkı sağlayacak
Ve daha nice ‘çünkü’lerin ışığında yaşayacak iyi insan...
 
Peki nasıl olacak bu ‘iyi insan yetiştirme’ durumu?
 
İlk ve en önemli şart ‘bu hayale sahip çıkan, bu duygularla serzenişte bulunan bizlerin, yani her bireyin ‘iyi insan’ olması....
Kimse teoriyle, öğütle iyi insan olamıyor. Örnek olmak esas.
 
Her sektörde.
Her sosyal sınıfta.
Her iş sahasında.
Hepimizin, tek tek iyi olması halinde iyi insanlar yetiştirebilmemiz mümkün.
 
İyi insan olmak, ‘bilinçli ve sürdürülebilir bir tercihi’ işaret eder. Her koşulda dürüstlük ve nezaket, ancak yüksek bilinç düzeyindeki insanların başarabilecekleri bir durumdur.
 
Sevgi ve saygılarımla, Murat Kaplan


Yorumlar

  • Henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olmak ister misiniz?

Yorumunuzu Paylaşın