Yüz Okuma, Davranış ve Karakter Analizi 1. Kitap

Kısaca 'Yüz Okuma, Davranış ve Karakter Analizi' ve Ocak ayında Ayzıt Yayınevi’nden ilki çıkacak 3 Kitaplık Serimiz hakkında: 
Geleneksel Çin Tıbbı prensipleri çerçevesinde uygulanan yüz okuma, davranış ve karakter analizi çalışmaları 5.000 bin yılı aşan geçmişiyle güçlü temelleri, açıklanabilir teknik ve yöntemleri, insan tanıma alanındaki iddialı yaklaşımları ve tüm zamanlara hitap eden veri toplama ve analiz yöntemleriyle modern sinirbilim, psikoloji, psiko-fizyoloji ve davranış bilimde karşılıklar bulan güçlü bir ‘insan tanıma’ bilimidir.
Öncelikle geleneksel Çin tıbbı teşhis yöntemi olarak geliştirilip kullanılan yüz okuma teknik ve yöntemleri, kişinin yüzünde bulunan iç organ referans noktalarının belli bir metodoloji takip edilerek gözlemlenmesine dayanır. Bu gözlemler sonrasında elde edilen veriler değerlendirilerek, kişinin olası sağlık riskleri tespit edilir ve o doğrultuda önlemler alınır. Bu bağlamda yüz okuma çalışmaları, en eski ‘koruyucu hekimlik’ çalışmalarından birisidir diyebiliriz.
Geleneksel Çin tıbbı prensiplerine göre insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığı bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bütüncül tıp yaklaşımlarının kullanıldığı teşhis yöntemlerinin en etkilisi diyebileceğimiz yüz okuma çalışmaları, insanı tüm unsurlarıyla bir bütün olarak ele aldığı gibi, insanı da tüm varlığın bir parçası olarak bütüncül uyumdaki önemli unsurlardan birisi olarak değerlendirir ve bütünü oluşturan her parçanın birbirleriyle uyumlu bir bağ içinde oldukları sürece ortak bir sağlık halinin deneyimlenebileceğini öne sürer.
İşte kitabımızda bahsi geçen yüz okuma yöntemleri, insanın yüzünde gözlemlenen bu uyumsuzlukları tespit ederek, onların olası kök nedenlerini analiz eder ve ulaştığı sonuçları ‘organ-duygu’, ‘duygu-düşünce’ ve düşünce-davranış’ eşleşmeleri doğrultusunda değerlendirir.
Bunların son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkan ‘organ-duygu’ eşleşmelerinden bir tanesi ‘mide-kaygı’ eşleşmesidir. Yoğun kaygı, mide rahatsızlıkları riskine işaret ettiği gibi, mide rahatsızlıkları da kişide kaygı tetikleyicisi olarak kendisini gösterebilir. Bu durumun yüzdeki referans yansımalarından sadece birisi ‘ağız bölgesi’ ve ‘üst dudaktır’. Öyleyse üst dudaklarda ya da çevresinde çıkan bir uçuk, yara, doku özrü, iz ya da kırışıklık, kişinin kaygı oranıyla ilgili bir fikir verecektir. Eğer gözlemler sonucu o bölgede tespit edilen anomali ‘enfeksiyon, şişme, kabarıklık, ciltte renk değişimi’ gibi verilerden oluşuyorsa, bu durum ‘yin’ enerjisiyle eşleştirilir ve ‘kısa süreli’ ya da ‘ani’ veya ‘geçici’ bir duygu iniş çıkışına işaret olabilir. Fakat bahsedilen bölgede bir ‘iz’, ‘yatay ya da dikey kırışık’ tespit edilmişse, bu durum ‘yang’ enerjisine ve uzun süren bir duygu-düşünce haline referans olur.
İşte bütün bunlar kişinin geleneksel Çin tıbbı prensipleri ışığında tüm bedeni baştan aşağı saran meridyen kanalları ve onların yüzde rastladığı bölgelerle ilgilidir ve iyi bir yüz okuma uzmanı aynı zamanda çok iyi bir geleneksel Çin tıbbı bilgisine de sahip olmalıdır. (Bu noktadan hareketle Çin tıbbı eğitimi olmadan, sadece bazı kitap, video ya da koşa süreli programlarla bu alanda çalışma yapmak, ya da daha kötüsü ve tehlikelisi eğitimler vermek yanlış olduğu kadar tehlikelidir.)
Sinir-bilimsel çerçeveden baktığımızda ise konuyu en sade biçimde şöyle özetlemek mümkün:
‘Yüzümüzde 43 kas bulunur ve vücudumuzdaki diğer tüm kaslar gibi yüzdeki her kas hareketi de beyindeki ilgili bir alanda gerçekleşen elektriksel faaliyet sonucu meydana gelir. Örneğin gülmek için sadece kaslar yeterli değildir; beynimizde belli bir bölgenin işlevsel olması da gerekir ve eğer bu eylem sıklıkla tekrarlanırsa, beyindeki ilgili bölge de benzer sıklıkla uyarılarak yüzdeki ilgili alanda bir hareket gerçekleştirir. Ve bunun sonucunda aynı bir çim alanın belli bir bölgesinde sürekli ve sık yüründüğünde o bölgede görünür bir iz oluşursa, benzer şekilde beynin belli bir bölgesine gönderilen uyaranların sıklığı ve yoğunluğu, fiziksel mimik olarak yüzde sıklıkla belli kas hareketine neden olacak ve neticede ciltteki bu sinirsel hareketlilik bir ize sebep olacaktır.’
Bu alanda ülkemizde yazılan ilk kitap serisi olan 3 kitaplık Yüz Okuma, Davranış ve Karakter Analizi setinin birinci kitabında yüz okuma çalışmalarının temel prensipleri, ilgili kavramlar, önemli temel yöntem ve tekniklerle birlikte (alın, saç çizgisi, kaşlar, gözler, kulaklar, burun ve ağız ve dudaklar gibi) yüzün belli bölümlerinin nasıl analiz edileceği bol örneklerle anlatılmaktadır.
İkinci kitabımızda ise ilk kitaba ek olarak daha ileri veri toplama ve analiz yöntemleri çalışılmakta, sonrasında da kantus, gülme çizgileri, elmacık kemikleri, yüzdeki yara, iz, ben ve gamzeler gibi daha birçok özel analiz yöntemleri incelenmektedir.
Serimizin üçüncü kitabı ise ilk iki kitabın uygulama kitabı gibi bir işlevi üstlenerek, çok sayıda yüz analiz çalışmasını yaptıktan sonra beden dili ve davranış analizi konularını yüz okuma çalışmalarıyla birleştirerek güvenlik, isabetli istihdam (insan kaynakları), liderlik, sosyal ilişkiler ve iletişim ustalığı gibi özel bazı alanlarda kullanılabilecek teknik becerileri paylaşmaktadır.
Bu anlamda 3 kitaplık Yüz Okuma, Davranış ve Karakter Analizi setimiz kendisini tanımak, sosyal ve mesleki alanlarda daha başarılı iletişimler kurmak isteyen her bireye katkı sağlayacak uygulanabilir ve etkili teknikleri içermektedir.
Yüz okuma yöntemleri çalışanların elde edecekleri faydalardan birkaçı şöyle sıralanabilir:
  • Öncelikle kendimizi tanıma. Kişisel farkındalık. 
  • Sağlık açısından riskleri tespit edip önlemler alma. Geleneksel Çin tıbbı çerçevesinde koruyucu hekimlik.
  • Daha sağlıklı bir çevre edinme, doğru insanlarla iş yapma, sosyal beraberlikler kurma. Güvenli ve sağlıklı sosyal dünya oluşumu için seçme becerisi. 
  • Doğru kişileri doğru yerlerde istihdam etme. (İsabetli istihdam) İnsan kıymetleri/kaynakları.

Dr. Murat Kaplan